Göreve başladığım ilk günden bu yana, Gelişim Kolejinin eğitim anlayışının sıradan bir okul yaklaşımı olmadığını her gün yeniden görüyorum çünkü bu okulun felsefesi; günü kurtarmak, popüler söylemlerin peşinden gitmek ya da yalnızca akademik skorları artırmak üzerine kurulmadı.
Bu felsefe yaklaşık 30 yıl önce belirlendi ve aradan geçen tüm zamana rağmen ilkelerinden ödün vermeden yaşatılmaya devam ediyor. Bugün “yeni” diye konuşulan pek çok kavramın; bütüncül gelişim, sosyal-duygusal öğrenme, mentörlük ve anlamlı öğrenme gibi yaklaşımların, Gelişim Kolejinde yıllardır doğal bir eğitim dili olduğunu gururla söyleyebilirim.
Günümüz eğitim bilimi artık çok net bir gerçeği ortaya koyuyor:Öğrenciler, duygu barındıran, kendileriyle bağ kurabildikleri ve anlam yükleyebildikleri içerikleri daha iyi öğreniyor ve daha uzun süre hatırlıyor. Bilimsel araştırmalar, akademik başarının; sosyal ve duygusal gelişimle desteklenmediği sürece sürdürülebilir olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Bu veriler, 30 yıl önce ortaya konan eğitim felsefemizin bugün bilimsel olarak da doğrulandığını gösteriyor.
Biz Gelişim Kolejinde öğrenciyi bir sıralama ya da istatistik olarak değil; düşünen, hisseden, sorgulayan ve kendi yaşam yolculuğunu inşa eden bir birey olarak görüyoruz. Her çocuğun yolu farklıdır ve bu yolda okulun görevi yalnızca bilgi aktarmak değil; rehberlik etmek, eşlik etmek ve mentörlük yapmaktır.
Zaman zaman veli adaylarımızdan “Siz sosyal bir okul musunuz?” sorusunu duyuyoruz.
Bu soruya yanıtımız her zaman nettir: Biz, akademik başarıyı sosyal ve duygusal gelişimden ayırmadan ele alan bir okuluz çünkü bu üç alan birbirinden bağımsız düşünülemez ama zor ve emek gerektiren bir hedeftir. Yaptıklarınızın sonuçlarının görünür olması gerekir.Popüler olanın değil, doğru olanın peşindeyiz. Geçmişte yüksek sınav skorları elde edip bugün yaşamda karşılığı olmayan örnekler; bizlere sıralamaların değil, karakterin, yaşam becerilerinin ve insani değerlerin kalıcı olduğunu açıkça göstermektedir..
Gelişim Kolejinde başarı; yalnızca sınav sonuçlarıyla değil, öğrencinin sebat edebilmesi, çalışkanlığı sürdürebilmesi, öz saygı geliştirebilmesi ve disiplinli bir yaşam alışkanlığı kazanabilmesiyle birlikte değerlendirilir çünkü gerçek başarı; zorlandığında vazgeçmeyen, emek vermeyi bilen, kendine saygı duyan ve sorumluluk alabilen bireylerle mümkündür.
Bizler, öğrencilerimizin yalnızca bugüne değil; hayata hazırlanmasını önemsiyoruz. İyi yetişmiş bir birey; karşılaştığı güçlükler karşısında pes etmeyen, kendi değerini bilen, emeğin gücüne inanan ve disiplinli duruşunu koruyabilen bireydir.İnanıyoruz ki iyi bir gelecek, önce iyi yetişmiş, donanımlı ve karakterli bireylerle mümkündür.Bu anlayış, mezunlarıyla karşılığını bularak, dün olduğu gibi bugün de Gelişim Kolejinin yolunu aydınlatmaya devam ediyor ve etmeye devam edecektir.